KOKULAR

Kokunuz tamamen sizi hatırlatan ve yansıtan bir uyaranınızdır. İnsanlar bazen sokak arasında, oturulan bir yerde sizinle aynı kokuya sahip birinin yanından geçerler ve sizinle paylaştıklarını, yaşadıklarını hatırlarlar.Sizden önce dış görünüşünüz insanları karşılar diye söylenir, kokunuz da sizden önce insanların burunlarından içeri dalar ve insanların ilk izlenimlerini, daha sonraları ise sizin onlara hatırlattıklarınızı bütünler.

Birkaç yıl önce bir araştırmada demişler ki eğer bizim koku duyumuz köpekler kadar güçlü olacak olsa, koku yoluyla gelen bu kadar bilgiye dayanamayıp zihin kontrolümüzü kaybeder, halimizi beter edermişiz. Bu hayvanlar birbirlerini nasıl anlıyor, uzaktan bize bakıp duygu durumumuzu, onlara karşı hissettiklerimizi nasıl algılayıp da bize karşı bir konum alıyorlar sorularının cevaplarının hepsi temelde kokudan geçiyormuş. Vücudumuzun içinde var olan hormonal dengenin dışarı salgılaladıkları sayesinde hayvanların bilinçli olarak, insanların fark etmeden bize karşı yargılarını tamamlıyor.

Güzel ya da kötü kokmak diye bir tanım yok yani aslında, sadece belli nesnelerin ya da canlıların bizde tanımlandığı belli kokular ve bu kokuların bize hatırlattıkları var. Bize benzeyen biri bile dostlarımıza, arkadaşlarımıza tesadüfen karşılaştıkları kokularımız kadar hoş anılarımızı birden canlandıramıyor. Yeteri kadar kendimizi verirsek bazı kokuları sadece kelimelerle anlattığımızda bile anılarımızla birleştirerek neredeyse algılayabiliyoruz, neredeyse en çok adı geçen iki koku mesela; söndükten sonra kibritten çıkan dumanın kokusu ve İngilizcede kokuyu anlatmakla uğraşmamak için direkt olarak “petrichor” diye bir kelime ile tanımlanan yağmurdan sonraki toprak kokusu.

Peki kokumuzu seçerken neye özen göstermeliyiz? Öncelikle denemeliyiz tabi. Lakin burnumuzun da bir çeşitlilik limiti var. Ara vermeden en çok 4 kokuyu denememiz öneriliyor. 4 kokuyu denedikten sonra kısa bir ara vermemiz ya da çoğu yerde gördüğümüz gibi kendiliğinden yoğun olan kahve gibi kokularla burnumuzu tazelememiz gerekiyor. Kokuyu seçerken en önemli faktör tabii ki tarzınız ve karakteriniz. Bu da zaten denedikten sonra kendilerine özgü tasarımlarıyla diğer kokuların arasından sıyrılıp size “bu nasıl?” dedirten kokularda mevcuttur. Artık en baştaki elemeyi atladıktan sonra size hitap eden kokular arasında tercih yaparken dikkat etmeniz gereken unsur bu kokuyu yılın hangi zamanlarında ve hangi ortamlarda kullanacağızdır. Taze ve hafif kokuların yazın kullanılması, sakin ve ağır kokuların kışın kullanılması önerilir misalen. Hangi ortamda kullanacağınız diğer bir unsur. Bir toplantıda bir grup insana güven mi vermek istiyorsunuz ya da ilk buluşmanızda birlikte oturacağınız kişinin dikkatini mi çekmek istiyorsunuz, hem de hiç konuşmadan.  Veya gergin bir sunum için hazırlanırken hem sizi hem hitap ettiğiniz kişileri sakinleştirmek mi istiyorsunuz.  Hepsine göre elbet bir tercih yapabilirsiniz ve tabii bu çeşitlilik de LR’da mevcut. Yıllar boyu tek bir koku kullanmış ve LR’ın parfümlerini denerken “ben şunu kullanıyorum” diyen kişiler, kullandıkları kokunun hissiyatına uygun bir koku da bulabiliyorlar veya bambaşka yeni bir kokuya da kapılabiliyorlar. Bizim önerimiz denemeniz ve kendinizi kısıtlamamanız.

mevlana celaleddin rumi

Hem her zaman tek bir koku kullanılacak diye bir geçerlilik de yok haliyle. Her insanın bulunduğu farklı ortamlar, farklı mevsimler ve bunların getirdiği farklı duygu durumları da oluyor tabii. Sizin de hazırlanırken kendinize bugünün kokusunu bulabileceğiniz bir çeşitlilikten bahsediyoruz, hem de farklı bütçeler için farklı tasarımlar da bulunuyor.

Kokuyu seçtikten sonra da dikkat edilmesi gerekenler var. Kokunun hem estetik anlamda hem de sağlık açısından doğru kullanılmasının bazı hususları var.

Şöyle başlayalım; öncelikle tek bir parfümün içinde 200 kadar farklı koku aroması bulunuyor. Yani farklı parfümleri aynı anda kullanırsanız, hem parfümün kendi içerisindeki hem de üstünüzdeki harmoniye zarar verirsiniz. Bu uyumsuzluktan kaçınmak için koku serisi kullanmanız tavsiye edilir. Yani bir kokuyu kullanacakken onun vücut losyonunu ve duş jelini kullanıyor olmanız kokudan tam verim alacağınız anlamına geliyor.

Piyasadaki parfümlerin standart yağ yüzdesi 10 ile 14 arasında değişirken LR parfümlerinin daha yüksektir. Bu kalıcılığı arttırdığı gibi kullanımı da azaltmaya yarar, böylece bir parfümü daha uzun zamanda tüketebilirsiniz.  Çoğunlukla sabit bir bölgeye bir damla miktarında yeterli olur.

Parfümü direkt olarak cildinize sıkmanız ve üzerinde kurumasını beklemeniz önerilir. Kan damarlarının cildin üst yüzeyine daha yakın olduğu bölgeler, boyun, dekolte, bileğin iç kısımları, dizlerin arka kısmı, dirseklerin iç kısmı, ense ve bir sihir gibi kullanılan kulağın arka kısımları gibi,  daha sıcaktır ve kokunun daha yüksek verimde kendini göstermesini sağlar.

Parfümlerinizi soğuk ve kuru bölgelerde saklamanız önerilir. Güneş ışığı ve sıcaklık parfümünüzün rengini değiştirebilir, dayanıklılığını azaltabilir.

Üretimleri Almanya’da gerçekleştirilen kokular için LR uluslar arası koku oluşturma merkezleri ve önde gelen koku tasarımcılarıyla birlikte çalışıyor. Piyasanın neredeyse tamamını kapsayan çeşitliliğiyle star kokuları, tasarım kokular ve LR Classics olarak üç ana başlıkta üretim yapılıyor. Star kokularında film, moda, tasarım ve eğlence gibi önde gelen yıldızlarla birlikte çalışırken onların tamamen kendi kişisel kokularını yaratmalarını sağlıyor.

Birçok kez DUFT STARS isimli parfüm tasarımı yarışmasında tek doğrudan satış şirketi olarak aday gösterilmesi bu konseptteki etkileyiciliğini kanıtlıyor.

Şu an LR’a üye olanların bir çoğu ilk başta parfüm konseptine takılı kalıyor ve bir süre sadece parfüm siparişi veriyor. Denemenizi, göz gezdirmenizi şiddetle tavsiye ederiz. Ürün rehberine dahil olan bütün kokuların içerikleri ve anlatımları sitemizde mevcuttur.

LR bünyesinde oluşturulan Klasik, Tasarım ve Star Kadın ve Erkek kokularına resimlerden ulaşabilirsiniz.