ALOE VERA

aloe vera

Aloe kelimesinin kökeni Arap dünyasında kullanılan “ışıltılı acı madde” anlamına gelen “alloeh” kelimesine dayanıyor, vera ise Latincede “doğru” anlamına geliyor. 2000 yıl önce Yunan bilim insanları bu bitkiyi “her derde deva olan ilaç” diye tanıtmışlar toplumlarına. Mısırlılar ise Aloe için “ölümsüzlüğün bitkisi”, Amerika’nın yerlileri “cennetin asası” demişler. Yani bir efsaneye göre Cleopatra’nın güzelliğini korumak için kullandığı bile söyleniyor. Faydası saymakla bitmez bu bitkinin Sanskrit ismi ise “kumari”, yani prenses. Bu şekilde tanımlamaların sebebi ise bitkinin gençlik güzelliğini ve capcanlı sağlığı korumaya yardımcı olması. Koyulan isimler coğrafya fark etmeksizin bu bitkinin toplumlar üzerinde büyük etki bıraktığını gösteriyor. Aloe Vera’nın özünde ne olduğunu, nerelerde yetiştiğini, neden bu kadar etki uyandırdığını, fayda sağladığını, nasıl kullanıldığını, nasıl sonuçlar verdiğini biz ne kadar biliyoruz bilmediğimizden böyle bir yazı yazıp her şeyi anlatmak kaynak sağlamak istedik. Buyurun buradan;

Aloe Veranın hangi çeşidini kullanıyoruz ve nerelerde yetişiyor?

Sıcak iklimli ülkelerde gelişen 400’ün üzerinde aloe bitkisi çeşidi var. Bunlardan sadece yaklaşık 10 tanesi tedavi edici amaçlar için kullanılıyor. Birçok faydası olan yarı saydam jelini elde etmek için bu çeşitlerden en çok kullanılanı Aloe Vera Barbadensis, bu çeşit bilimsel araştırmalarda ve klinik testlerde de faydaları yüzünden en çok üstünde durulan çeşit.

Güney Afrika Aloe bitkisinin en sık görüldüğü yer, 135 kadar çeşidine rastlanıyor hala. Dünyada kendiliğinden yaşamını sürdürdüğü veya organik olarak yetiştirildiği yerler şu şekilde; Karayipler, Güney-Doğu Asya, Fransız Antilleri, Bahamalar, Meksika, Madagaskar, bazı Akdeniz ülkeleri ve Amerika’nın güneyinde rastlanıyor.

LR, ürünlerinde kullandığı Aloe Vera özünün yapraklarını Meksika yaylalarındaki hasatlardan elde ediyor ve yılda yaklaşık 23 milyon yaprak hasadı kullanıyor.

aloe

Meksika yaylalarında üretim Organik Çifçilik kurallarına göre yapılıyor ve şunlar garanti ediliyor:

  • Vitamin, antioksidan, doymamış yağ asidi ve polisakkarit açısından zengin besin içeriği
  • Ağır metallerin, mikotoksinlerin, böcek ilaç tortularının ve suyun kalitesinin kontrolü
  • Mahsullerin kuraklığa daha iyi direnmesi için sağlanan yüksek su muhafaza sistemi
  • Arazilerde standartların kontrolü için yapılan deneyler

LR şirket olarak ilk aşamada kaliteye dikkat ediyor, çoğu üye ilk aşamada bir ağ pazarlama sistemi olduğu için “beni bulaştırma” mizacıyla yaklaşıyor, fakat ürün kalitesi ve alınan sonuçlar insanı ağ pazarlama zincirinde bir parça olmadan da olsa ürünleri kullanmaya devam ettiriyor. LR ürünlerinde bu özeni korumak için ürünlerini yılda 32,000 teste tabi tutuyor. Yani Almanya’dan paketlenip gönderilmesinden önce ürün kalitesi şikâyeti almamak için çok sıkı çalışıyor. Ürünlerinde 30 yıldır bu mucize denilen bitkiyi kullanması da aynı sebepten, ürünleri sonuçsuz bırakmamak, kullanan kişiyi her zaman memnun etmek.

Aloe Veranın hangi kısmını kullanıyoruz ve özünde neler var?

Aloe Vera yaprağı 4 kısımdan oluşuyor:

  • Kabuk: Koruyucu kaplamanın dış kısmı
  • Besisuyu: Acı sıvıdan oluşan katman, bitkiyi hayvanlardan koruyor
  • Yapışkan sıvı: Yaprağın iç kısmı, Aloe jelini oluşturan kısım
  • İç sıvı: Yaklaşık 20 amino asit içeriyor

Aloe içeriğini oluşturan kısımlar bu son iki kısım, yapışkan sıvı ve iç sıvı. Özünde bulundurduklarını 4 temel başlıkta inceleyelim:

Mineraller

Aloe Vera özünde birçok mineral barındırıyor; kalsiyum, magnezyum, çinko, krom, selenyum, sodyum, demir, potasyum, bakır ve manganez. Bu mineraller metabolik yolları çalıştırmak için birlikte çalışıyor.

Enzimler

Aloe Vera şeker hastalıklarının tedavisine yağ ve şeker moleküllerini yıkarak yardım eden amilaz ve lipaz gibi önemli enzimler barındırıyor.

Vitaminler

Aloe Vera özünün bu kadar sihirli olmasının bütün sebepleri daha tamadsiz açıklanmadığı için yapılan araştırmalar hala devam ediyor, ancak birçok araştırmada belirtiliyor ki, Aloe Vera özünde B12 vitamini içeriyor. B12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin üretiminde rol oynuyor. Ki bu da B12 kaynağını alabileceği alanları araştıran özellikle vejateryan ve veganlar için oldukça iyi bir haber. Tabii tek kaynak olarak Aloe Vera özü gereksinimi karşılayamayabilir. Bazı araştırmalar da bitkinin B12 vitaminin alındıktan sonra vücudun yararlanması için geçen süreyi kısalttığını öngörüyor ki bu da vücudun herhangi bir bozulmaya uğramadan B12 vitaminini sindirebilmesi ve kullanabilmesi anlamına geliyor. Aloe Vera A, C, E, Folik Asit, Kolin, B1, B2, B3 ve B6 vitaminlerine de vücut için kaynak sağlıyor.

Amino Asit

İç sıvısında bulundurduğu 20 amino asit vücudun 22 amino asitlik ihtiyacının büyük bir kısmını sağlıyor. Aynı zamanda iltihap ve bakteriyle mücadelede görev alan salisilik asit de bitkinin özünde bulunuyor.

 

Aloe Vera kullanımında vücudumuzda göreceğimiz faydaları nelerdir?

aloe

1. Detoksifikasyon

Mideden, böbreklerden, dalaktan, idrar torbasından, ciğerlerden ve kolonlardan zehirli maddeleri temizler. Birçok araştırma Aloe Vera sıvısının hazımsızlığı, mide problemlerini ve hatta ülserin etkilerini iyileştirdiğini, yatıştırdığını gösteriyor. Cilt iltihaplanmasına, hatta eklem kireçlenmelerine iyi geldiği onaylanmış. Herhangi bir ekstra madde gerektirmeden doğru kullanımıyla vücudun detoksifikasyonunu doğal yollardan sağlıyor.

2. Bağışıklık Sistemine Destek Oluyor

İçinde bulundurduğu polisakkaritlerle bağışıklık sisteminin kuvvetini arttırıyor ve düzgün çalışmasına yardım ediyor. Yüksek iltihaplanma seviyeleri bağışıklık sisteminin çökmesine ve astım, egzama gibi hastalıklara sebebiyet veriyor. Yatıştırıcı özü bulunan Aloe Vera bağışıklık sisteminin bu hastalıklardan kurtulması için destek oluyor.

3. Kolestrol ve Şeker Problemlerini Azaltıyor

Bahsi geçen enzimler sayesinde doymamış yağ asitlerinin ve şeker moleküllerinin kırılmasına yardım ederek bu hastalıkların vücutta yer etmesine engel oluyor.

4. Sindirime Oldukça Yardımcı

Özündeki yatıştırıcı etken maddeler sayesinde, acılı sancılara, hazımsızlık problemlerine, dolayısıyla boşaltım sistemi problemlerine yüksek düzeyde yardım ediyor.

5. Günlük Vitamin ve Mineral İhtiyacının Çoğunluğunu Barındırıyor

Yukarıda bahsettiğimiz, özünde kendiliğinden bulunan vitaminler ve mineraller vücut için ekstra tüketim ihtiyacını çok düşük bir seviyeye çekiyor.

6. Güneş Yanıklarına İyi Geliyor

Vücudun epitel dokusunun üstüne koruyucu bir katman gibi yerleşip gerekli su dengesinin korunmasını sağlıyor ve cilde yenilenmesi için imkan sağlıyor.

7. Nemlendirici Olarak Çalışıyor

Aloe cildi yapışkan bir his vermeden nemlendiriyor, yani yağlı cildi olanlar için gayet uygun bir çözüm sunuyor. Kadınlar için makyaj ve günlük nemlilik ihtiyacını, erkekler için traş sonrası bakımı sağlamaya yardım ediyor.

8. Sivilceleri Tedavi Ediyor

Sahip olduğu oksin ve giberrellin hormonları sayesinde ciltteki bakterilerle savaşıyor ve giberrellin aynı zamanda yeni hücrelerin oluşumunda görev aldığı için yenilenmede hızlı çözüm sunuyor.

9. Yaşlanma ile Savaşıyor

İçinde bulunan zengin antioksidanlar sayesinde cildin sıkılığına geri kavuşmasını ve cildin nemli kalmasını sağlıyor. Bunun sonucu olarak yaşlanma sonucu esnekliğini kaybeden cilt bu görünümü zamanla geri kazanıyor.

10. Derideki Çatlakların Görünümünü Azaltıyor

Eğer deri çok hızlı veya çok uzun şekilde gerilirse deride çatlaklar oluşabiliyor, hızlı kilo alımı veya kaybı gibi sebepler yüzünden. Esneklik kaybından dolayı oluşan bu çatlakları tedavi ederek görünümünü azaltıyor.

11. Diş Hastalıklarına İyi Geliyor

Sıvı olarak da tüketilebilen ve ürünler listesinde direkt diş macunu olarak da bulunan Aloe Vera özünden oluşan içerikler ağızdaki bakterileşmeyi, diş etlerinin şişmesini ve kanamayı önlüyor. Mikrop ve mantar önleyiciliği sayesinde ağız iltihaplanmasına engel oluyor.

Gerçekten saymakla bitmiyor, yorulduğumuzdan değil ama internet üzerinde birçok farklı kaynaktan bulabildiğimiz faydaları bunlar, belki daha kanıtlanmayan bir takım faydaları da vardır. Siz de kaçırdığımız, farkına varmadıklarımızı bizlerle yorum aracılığıyla ya da iletişim yollarımızdan paylaşabilirsiniz. Sonuçta araştırmalar hala devam ediyor.

Tamamen doğal olan bu bitkinin kullanımı vücudun dengesini ve canlılığını yeniden sağlamasına herhangi ekstra bir kimyasal maddeden hem daha sağlıklı hem daha güvenilir çözümler sunuyor.

Sonuç olarak doğru miktarda kullanımında vücudun herhangi aşırı bir yan etkiyle karşılaşmayacağı garantisi olan bu bitki, ki en keyifli yanı da bu kadar faydayı sağlayan varlığın bir bitki oluşu, biz daha özünü tam bilmediğimiz ve gördükçe şaşırdığımız için 2000 yıl önce olduğu gibi, şimdi de mucize olarak konumunu koruyor.

LR’ın en yoğun çalıştığı ve en büyük kategorisi olan Aloe Vera bakım ve gıda takviyesi ürünlerinin rehber bilgilerine resmin bağlantısından ulaşabilirsiniz.